inan ~ عنان
Kamus-ı Osmani - inan ~ عنان maddesi. Sayfa: 155 - Sira: 2

inan - عنان
[ء] ديزكين : (عنان امور) ،(عطف عنان ) = ديزكين چوورمه ، برجهته دونمه . (عنانريز) = ديزكين براقمش ، قوشديريجی . (عنان كش) = ديزكين چكن ، احتیاطلی كيدن . (عنان بر عنان) = آت باشی برابر . "چك عنان رخش كلكی كچمسون اعجازیده" "عرصهٔ معناده نيلی همعنان لازم سكا" (نيلی)
Kamus-u Osmani inan maddesi. osmanlıcada inan ne demek, inan anlamı manası, inan osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte inan hakkında bilgi. Arapça inan ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada inan anlamı
Kamus-i Osmani - عنان inan ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
inan ~ عنان güncel sözlüklerde anlamı:
iNAN ::: Dizgin. * İdare etme, yürütme.
iNAN ::: f. Bu kimseler, bunlar. (İşaret zamiridir).
anân ::: (a. i. : anâne'nin c.) : bulutlar.
inan ::: (a. i. c. : einne) : 1) dizgin. 2) idare etme, yürütme. Ircâ-yi inan : dizgini boşatma, salıverme, atı hızla koşturma.
inan ber inan ::: atbaşı beraber, (bkz. : hem-inân).
İnan :::
- İnanma işi.
- Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme, iman, itikat
Örnek: ... kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı. R. E. Ünaydın - 1- (Özellikle dinsel anlamda) Bir bağlanmadan doğan güven; Tanrı'ya duyulan sınırsız güven. 2- Görünmez olana içteninanma; saklı olanı, daha açığa çıkmamış olanı duyma. 3- Bilinmeyene bağlanma. 4- Kişiselinanmanın içeriği;inanılan doğruların tümü.T. : iman
inân ::: dizgin
inân ::: dizgin
anân ::: (a. i. : anâne'nin c.) bulutlar.
inan ::: iman, itikat
İNAN :::