kala ~ قلعه
Kamus-ı Osmani - kala ~ قلعه maddesi. Sayfa: 220 - Sira: 3

kala - قلعه
[ء] كرك بر مملكتی محافظه ايچون اطرافنه وكرك دروننه عسكر اقامه اولنمق اوزره سرحلرده مواقع سائرهده محكم ومتین بر صورتده یاپيلان حصار ، بنا : (قلعهٔ سلطانیه ، مجار قلعهسی) ، (قلعه بندلك) = مجزات ترهيبیهدن حكومتجه تعیين اولنان قلعهلرك یرنده محوسيت جزاسی . (قلعه بند) = بوجزایه محكوم اولان آدم . (موقت قلعهبند ، مؤبد قلعهبند) .
Kamus-u Osmani kala maddesi. osmanlıcada kala ne demek, kala anlamı manası, kala osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte kala hakkında bilgi. Arapça kala ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada kala anlamı
Kamus-i Osmani - قلعه kala ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
kala ~ قلعه güncel sözlüklerde anlamı:
KaLA ::: f. Kumaş. * Ev eşyası, giyim eşyası. * Sermaye, anamal.
KALA ::: Buğz, adâvet.
kala ::: (f. i.) : 1) kumaş, (bkz. : kale).
kâlâ-yi girân-behs ::: çok kıymetli kumaş. 2) sermâye, anamal. 3) ev eşyası.
kal'a ::: (a. i. c. : kıla') : 1) kale, hisar. 2) ask. askerin tâlim veya savaşta, arkaları birbirine gelmek üzere dört saftan ibaret bir kare meydana getirerek aldığı vaziyet.
kalâ ::: kale.
Kala :::
- Kaldığında
Örnek: Frankfurt'a gece yarısından sonra ikiye yirmi kala vardık. A. Haşim - 1. Kale, hisar. 2. (Türkçe) Atmaca. 3. Güç, zahmetli.
kal'a ::: kale
kâlâ ::: kumaş
kal’a ::: kale
kâlâ ::: mal
kâlâ ::: kumaş
kal'a ::: (a. i. c. : kıla') 1) kale, hisar. 2) ask. askerin tâlim veya savaşta, arkaları birbirine gelmek üzere dört saftan ibaret bir kare meydana getirerek aldığı vaziyet.
kala ::: kalmış
KALA :::
KÂLA :::