teşne ~ تشنه
Kamus-ı Osmani - teşne ~ تشنه maddesi. Sayfa: 95 - Sira: 3

teşne - تشنه
[ف] صوصامش ، صوسز، [لب تشنه ، تشنه لب] = دوداغی قوريمش ، پك صوصامش "لب تشنكان " طرزنده جمعلنير. [تشنهلبی ، لب تشنكی ] = دوداغی قوریمش ، زیاده صوصامش اولمه . [دل تشنه ، تشنه دل] = یوركی حرارتلی، پك ايستكلی . [دل تشنكی ، تشنهدلی ] = زیاده هوسكارلق ، پك ایستكلك : "آدمك حالنی هم حالی بيلير" "تشنهنك حالنی بيلمز سیراب" (معلم ناجی) "یارب نه واديدر بو كيم جان تشنه جانان تشنه در" (باقی) "تشنهٔ شهد وصالݣدر فضولی ناتوان" (فضولی) "رشحهٔ فیضنه ارباب فصاحت تشنه" "كوییا چشمهٔ الهام خدادر خامهم" (بیوك رشيد پاشا)
Kamus-u Osmani teşne maddesi. osmanlıcada teşne ne demek, teşne anlamı manası, teşne osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte teşne hakkında bilgi. Arapça teşne ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada teşne anlamı
Kamus-i Osmani - تشنه teşne ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
teşne ~ تشنه güncel sözlüklerde anlamı:
TEşNE ::: f. Susamış. * Mc: İstekli, çok arzulayan, heveskâr.
teşne ::: (f. s. c. ; teşne-gân) : 1) susamış. 2) çok istekli (bkz. : atşân).
teşne-i dîdâr ::: yüze susamış, bir güzel yüzü gör-miye susamış olan.
teşne ::: susamış, pek istekli.
Teşne :::
- Susamış
Örnek: Güngörmüş varlıklı bir ailenin kültüre teşne zeki bir kızıdır. H. Taner - Çok istekli
Örnek: Ne kadar da teşne imiş askerliğe... H. Taner
teşne ::: susamış , susuz
teşne ::: susuz,susamış
TEŞNE :::