Çağdaş Sözlük

teavün ~ تعاون

Kamus-ı Osmani - teavün ~ تعاون maddesi. Sayfa: 108 - Sira: 4

teavün - تعاون

[ء]بربرينه یاردم ايتمك ، یارديملاشمق : [جناب حق فرقان كريمنده تعاون ايله امرايدييور] : "بونه انجامی یوق تغابندر" "بشره شان ويرن تعاوندر" (معلم ناجی) "نه كشور اوستنه رایت كش جهاد اولسه‌ك" "اولور تعاونه ارواح انبیا مأمور" (نابی)

Kamus-u Osmani teavün maddesi. osmanlıcada teavün ne demek, teavün anlamı manası, teavün osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte teavün hakkında bilgi. Arapça teavün ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada teavün anlamı

Kamus-i Osmani - تعاون teavün ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

teavün ~ تعاون güncel sözlüklerde anlamı:

TEAVüN ::: Yardımlaşmak. Birbirine muâvenet etmek.(Ey ikinci bozuk Avrupa! Senin çürük ve esassız esaslarının bir kısmı şunlardır ki: "Hâlik-ı Kerim'in kerem düsturlarından ve erkân-ı kâinatta kemâl-i itâatle imtisal edilen düstur-u teavünle; nebatat hayvanatın imdâdına ve hayvanat insanların yardımına koşmasından tezahür eden o umumi kanunun Rahimâne, Kerimâne cilvelerini cidal zannedip, "Hayat bir cidaldir" diye ahmâkane hükmetmişsin. Acaba bu düstur-u teâvünün cilvesinden olan zerrât-ı taâmiyenin kemal-i şevk ile beden hüceyrelerinin gıdalandırılması için koşmaları, nasıl cidâldir? Nasıl bir çarpışmaktır? Belki o imdâd ve koşmak, Kerim bir Rabbin emriyle bir teâvündür. M.N.)

teâvün ::: (a. i. avn'den. c. : teâvünât) : yardımlaşma, birbirine yardım etme.

teâvün ::: yardımlaşma.

Teavün :::


  1. Yardımlaşma.

teâvün ::: yardımlaşma

teâvün ::: ‬yardımlaşma

teâvün ::: (a. i. avn'den. c. : teâvünât) yardımlaşma, birbirine yardım etme.

TEAVÜN :::

Yardımlaşmak. Birbirine muâvenet etmek.(Ey ikinci bozuk Avrupa! Senin çürük ve esassız esaslarının bir kısmı şunlardır ki: "Hâlik-ı Kerim'in kerem düsturlarından ve erkân-ı kâinatta kemâl-i itâatle imtisal edilen düstur-u teavünle; nebatat hayvanatın imdâdına ve hayvanat insanların yardımına koşmasından tezahür eden o umumi kanunun Rahimâne, Kerimâne cilvelerini cidal zannedip, "Hayat bir cidaldir" diye ahmâkane hükmetmişsin. Acaba bu düstur-u teâvünün cilvesinden olan zerrât-ı taâmiyenin kemal-i şevk ile