Çağdaş Sözlük

sebat ~ ثبات

Kamus-ı Osmani - sebat ~ ثبات maddesi. Sayfa: 187 - Sira: 4

sebat - ثبات

[ء] یاپدار ، بر قرار اولمق ؛ دكيشمه‌یوب ودونمه‌یوب بر سیاقده طورمق : (انسانی انسانيتك

مستعد اولديغی مراتب كمالاته سوق وايصاله دلالت ايدن انجق سعی وثباتدر )، (بر مسلك مصيبده ، بر فكر مستقيمده ثبات ايتمك انسانك شاننی اعلا ايدر ، موقع حربده ثبات حس حميت پورينك كمالنی اثبات ايدر ) . (ثباتكار)= ثبات ايديجی ، بر حالده طوران . (ثباتكارانه) = ثبات ايديجی‌ یه یاقيشه‌جق سورتده . (ثباتكاری) = ثبات ايديجيلك. (بی ثبات) = ثباتسز ، بر حالده طورمایان : (عالم بی ثبات، جهان بی ثبات ، دهر بی ثبات ). (بی ثباتی) = ثباتسزلق ، بر حالده طورمه‌مازلق . "مسلكك نه‌یسه آنده ايله ثبات" (لا)

Kamus-u Osmani sebat maddesi. osmanlıcada sebat ne demek, sebat anlamı manası, sebat osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte sebat hakkında bilgi. Arapça sebat ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada sebat anlamı

Kamus-i Osmani - ثبات sebat ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

sebat ~ ثبات güncel sözlüklerde anlamı:

SEBAT ::: Yerinden oynamamak, dayanmak. Kararlı olmak. * Sözde durmak, ahde vefâ etmek. İman ve İslâmiyete hizmette, Allah'a ibadet ve taatta sâbit ve berkarar olmak. * Bir meslekte, meşru bir kanaatte veya bir fikirde kararlı bulunmak, sağlamlık göstermek.

sebât ::: (a. i.) : yerinde durma, kımıldamama, sözünden, karârından vazgeçmeme. Bî-sebât : sebatsız. Bî-sebâtî : sebatsızlık. sebât-ı kadem : ayak direme; dayanma. sebât-ı pây-i erbâb-ı metanet : metanet sahiplerinin ayak diremesi.

Sebat :::


  1. Sözünden veya kararlarından dönmeme, bir işi sonuna değin sürdürme, direşme.

  2. 1. Yerinde durma, kımıldamama. 2. Sözünden, kararından vazgeçmeme.

sebât ::: yerinden kımıldamama , kararından vazgeçmeme

sebât ::: ‬yerinden kımıldamama

sebât ::: kararından vazgeçmeme

sebât ::: (a. i.) yerinde durma, kımıldamama, sözünden, karârından vazgeçmeme. Bî-sebât : sebatsız. Bî-sebâtî : sebatsızlık. sebât-ı kadem : ayak direme; dayanma. sebât-ı pây-i erbâb-ı metanet : metanet sahiplerinin ayak diremesi.

SEBAT :::

Yerinden oynamamak, dayanmak. Kararlı olmak. * Sözde durmak, ahde vefâ etmek. İman ve İslâmiyete hizmette, Allah'a ibadet ve taatta sâbit ve berkarar olmak. * Bir meslekte, meşru bir kanaatte veya bir fikirde kararlı bulunmak, sağlamlık göstermek