Çağdaş Sözlük

hacet ~ حاجت

Kamus-ı Osmani - hacet ~ حاجت maddesi. Sayfa: 239 - Sira: 7

hacet - حاجت

[ء]انسانك محتاج اولديغی ، انسانه لزوملی اولان شی ، خصوص : (عرض حاجت ، نیاز حاجت ، طلب حاجت ) جمعی "حاجت" : [حاجات بشریه ] . (قاضی‌الحاجات) = هاجتلری اسعاف‌ واحسان ايدن ، جناب حق . احتیاج ، لزوم معناسنده‌ده قوللانيلير : (او كلفته حاجت قالمدی ) [نه حاجت ] یاخود (حاجت نه ) تعبيرلری (نه احتیاج وار ، نه لزوم وار) مقامنده قوللانيلير : "ضمير صافه اسرار دلی اعلامه حاجت نه" "اولور مرأته صورت مرتسم رسامه حاجت نه" (سيد وهبی)

Kamus-u Osmani hacet maddesi. osmanlıcada hacet ne demek, hacet anlamı manası, hacet osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte hacet hakkında bilgi. Arapça hacet ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada hacet anlamı

Kamus-i Osmani - حاجت hacet ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

hacet ~ حاجت güncel sözlüklerde anlamı:

HaCET ::: (C.: Hâcât) İhtiyaç, lüzum, muhtaçlık.

hacet ::: (a. i. c. : hâcât, havâyic) : ihtiyaç, lüzum, gereklik, muhtaçlık, (bkz. : zaruret). Daf'-i hacet : abdest bozma. Arz-i hacet : eksiğini, isteğini bildirme.

hacet ne ::: ne ihtiyaç var, ne lüzum var.

hâcet ::: ihtiyaç, lüzum.

Hacet :::


  1. Herhangi bir şey için gerekli olma, gereklilik, lüzum.
    Örnek: Bu devri yüz defa yapabildiniz mi, mutlaka her hacetiniz de yerine gelir. Y. K. Karaosmanoğlu

  2. Küçük veya büyük abdest.

  3. İhtiyaç duyulan şey, gerekli şey
    Örnek: Zile basacaktı, hacet kalmadı. R. H. Karay

  4. Tanrı'dan veya kutsal sayılan kişiden beklenen dilek

hâcet ::: ihtiyaç , lüzum

hâcet ::: ‬ihtiyaç

Hacet ::: Gerek; gereklilik

Hacet ::: Gerek; gereklilik

hacet ::: idrar, lüzum

hacet :::

gerek; gereklilik

HÂCET :::

(C.: Hâcât) İhtiyaç, lüzum, muhtaçlık