Çağdaş Sözlük

ham ~ خم

Kamus-ı Osmani - ham ~ خم maddesi. Sayfa: 309 - Sira: 3

ham - خم

[ف] اكری ، بوكلمش : (قد خم ، قامت خم ، ابروی خم) "سنبل خم اولور رشك ايله كاكل بوكيلنجه" (فطنت) "خم ابروسنه اولمازدی مثال" "قنادين بوكسه همای اقبال" (حلیه -خاقانی) بو كلم ، قیوریم : (خم زلف ، خم

كيسو ، خم كاكل) ، (خم بخم ، خم درخم ، خم اندرخم ) = بو كلم بوكلم ، قیوریم قیوریم . (خم شده ، خم كشته) = اكريلمش ، بو كلمش : (قد خم شده ، كيسوی خمكشته) . "كل طوغروله‌لم ميكده‌یه رغمنه آنك" "كيم بارریادن قد بركشته‌سی خمدر" (روحی بغدادی) "ذوقی اورند ايلرم تمام كيم طوته‌ مست وشادكام" "برالده جام لاله فام برالده زلف خم بخم" (نفعی) "صاقلاسون جانانقاب ايت زلف خم‌در خم‌سنی" "عالمی سير ايله سن سير ايتمسون عالم سنی" (مقالی) "ای زلف خم بخم دوكيلوب سينه‌م اوستنه" "زنجير پای عمر شتاباتم اول بنم" (نديم) "قامتی خمكشته الده كاسهٔ در یوزه‌سی" "سائل دركاهی ايتمش پير چرخ اخضری" (نعت -نظيم)

Kamus-u Osmani ham maddesi. osmanlıcada ham ne demek, ham anlamı manası, ham osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte ham hakkında bilgi. Arapça ham ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada ham anlamı

Kamus-i Osmani - خم ham ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

ham ~ خم güncel sözlüklerde anlamı:

HAM ::: f. Olmamış, pişmemiş, çiğ. * Nâfile, beyhude, boşuboşuna. * İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. * Acemi kimse, tecrübesiz. Terbiye görmemiş kişi.

HAM ::: f. Bükülmüş, kıvrılmış, eğrilmiş.

ham ::: haş

ham ::: (f. s.) : eğri, bükülmüş. Kamet-i ham : eğri boy. Ebrû-yi ham : eğri kaş.

ham-ı zülf ::: zülfün (saç lülesinin) kıvrımı, büklümü.

"); hum ::: (f. i.) : 1) küp. 2) şarap küpü.

hum-i mey ::: şarap küpü.

Ham :::


  1. Yenecek kadar olgun olmayan (meyve).

  2. İşlenmemiş (madde).

  3. İdmansız.

  4. Gerçekleşme kolaylığı veya imkânı olmayan.

  5. Kaba, toplum kurallarını bilmeyen, incelmemiş.

hâm ::: çiğ , tecrübesiz , eğri , bükülmüş , ham , bükük , olmamış

hum ::: küp

ham ::: ‬çiğ

ham ::: ham

ham ::: ‬eğik eğri

ham ::: bükük

hum ::: ‬küp

hâm ::: (f. s.) 1) pişmemiş, olmamış, çiğ. 2) işlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. 3) boş, nafile, beyhude. Hayâl-i hâm, Ümîd-i hâm : boş hayal, boş ümit. 4) terbiye, tecrübe görmemiş, acemi [kimse].

ham ::: kaba, kabak, olmamış, tor

HAM :::

f. Olmamış, pişmemiş, çiğ. * Nâfile, beyhude, boşuboşuna. * İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. * Acemi kimse, tecrübesiz. Terbiye görmemiş kişi

Diğer Osmanlıca Sözlüklerde: