devr ~ دور
Kamus-ı Osmani - devr ~ دور maddesi. Sayfa: 379 - Sira: 3


devr - دور
[ء] دونمك ، چرخ كبی تكرلك كبی دونمك : "صانمݣ كه فلك دور ايلهشامی سحرایلر" "هر واقعهنك عاقبتندن خبر ايلر" (نفعی) "دور ايتمهده دست قدرتنده" "یوزبيك كره ملك حكمتنده" (معلم ناجی) دونوب طولاشمق ، دونيلوب طولاشمق : (دور عالم ، دور ولایت ، دور ممالك ، دائرهٔ ولایتك دوری) : "خيلی زمان عالمی دور ايلدم" "خلقه دكل كندمه جور ايلدم" (معلم ناجی) "چون هریم عرش اعظم بولمغه فيض قبول" "دور ايدر پيرامنن شام وسحر كروبیان" (حقی) برينك عهدهسندن چيقاروب ديكرينك اوزرينه كچيرمك ، اول صورتله كچيرلمك : (دور وظيفه ، دور وتسليم ، اشیانك دوری ، انبارك دوری) بر مدت ، وقت ، موسم ، عهد معنالرنده قوللانيلير : (دور كل ، دور حزان ، دور جديد ، دور عتیق ، دور فاروقی: كل دوری عيش ایاميدر ذوق وصفا هنكاميدر" "عاشقلرك بایراميدر بو موسم فرخنده دم" (نفعی)
یوقاریدن آشاغییه اوقومق ، متسلسلا ختم ايتمك . بو معناده اكثریا قرآن كريمك دور وتسلسل صورتيله تلاوتی مقامنده قوللانيلير : (دورخوان) = فرقان كريمی دور وتسلسل صورتيله اوقویان . (دور دائم) = بردوزییه دونمه ، دونش.
Kamus-u Osmani devr maddesi. osmanlıcada devr ne demek, devr anlamı manası, devr osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte devr hakkında bilgi. Arapça devr ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada devr anlamı
Kamus-i Osmani - دور devr ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
devr ~ دور güncel sözlüklerde anlamı:
DEVR ::: (Bak: Devir)
DEVR ::: f. Casus, hafiye.
devr ::: (a. i. c. : edvar) : 1) dönme, bir şeyin etrafını dolaşma. 2) dönüp dolaşma. 3) nakil, aktarma. 4) bir şeyi, başkasına teslim etme.
devr ü teslîm ::: biri, bir işi tamâmiyle başkasına vererek o işten çekilme. 5) zaman, çağ. 6) bir zamanın bölündüğü kısımlardan herbiri. 7) baştan sonuna kadar okuma. 8) tas. dünyâya gelme, (nüzul) ve tekrar geldiği yere dönme (urûç) hâli. 9) müz. bir müzik üzerinde, her ölçüye verilen isim olup umumiyetle büyük ölçüler ve peşrevler için kullanılır.
devr-i devlet ::: devlet zamanı, saadet nöbeti.
devr-i dil-ârâ ::: gönlü hoş eden devir, en hoş zaman.
devr-i ebvâb ::: kapı kapı gezip dolaşma.
devr-i esâtîr ::: mitoloji çağı.
devr-i felek ::: zaman, talih, kader.
devr-i gül ::: gül mevsimi.
devr-i hindî ::: müz. Türk müziğinin küçük usul-lerindendir; 7 zamanlı ve 5 darblıdır. Bu usul ile şarkı ve ilâhiler ölçülmüştür. Bu makamın 7/8, bir de 7/4 ağır devr-i hindî mertebeleri kullanılmıştır. Bir semaî ile bir sofyandan mürekkeptir.
devr-i isnâ-aşerî ::: oniki hayvan adlariyle sayılan oniki yıllık devir.
devr-i kamerî ::: bir ay içinde ayın dolaşması.
devr-i kebir ::: müz. Türk müziğinin büyük usullerindendir. 28 zamanlı ve 12 darblıdır. Bu usul ile kâr, tevşîh, ilâhi bilhassa beste peşrevler ölçülmüştür.
devr-i lâle ::: lâle devri, lale mevsim!.
devr-i mihnet ::: dünyâ.
devr-i râbi' ::: eski takvimlerde uğurlu ve uğursuz günler devri olup oniki gündür.
devr-i revân ::: müz. Türk müziğinin, küçük usullerindendir 14 zamanlı ve 6 darblıdır Bu usul ile âyîn-i şerifler, tevşîhler, ilâhîler, kârlar, besteler, şarkılar, peşrevler ölçülmüştür.
devr-i sabık ::: bir önceki hükümet, padişah devri
devr-i terakkî ::: ilerileme devri.
devr-i tûrân ::: müz. Türk müziğinin küçük usul-lerindendir. 7 zamanlı ve 3 darblıdır. Türkü, köçekçe ve oyun havalarında kullanılmıştır.
devr-i Veledi ::: mukabele günü semâ başlamadan önce şeyh önde, dedeler kıdem sırasiyle arkada olduğu halde semahanenin dâiresi içinde ve halka şeklinde görünmek suretiyle üç defa yapılan dolaşma, [buna : "Sultan Veled Devri" de denir].
devr ::: (f. i.) : 1) geçmiş dersleri hatırlama. 2) casus; hafiye. 3) şarap kadehi.
dûr ::: (f. s.) : uzak. (bkz. : dîr2) . dûrbîn : 1) uzağı gören; 2) i. dürbün. dûr 0 dırâz : uzun uzadıya.
dûr ::: (a. i. dâr'ın c.) : 1) evler. 2) bölgeler.
devr ::: devir, dönem, dönme, dolaşma, aktarma.
DEVR ::: Namaz, oruç, zekât, kurban, sadaka-ı fıtır, adak, kul ve hayvan hakları için devir yapılır. Yemin ve oruç keffâretleri için devir yapılmaz. Her keffâret için, bizzat fakire mal, para verilir.
devir ::: dönme , aktarma
dûr ::: uzak
devr ::: devir , dönme
devr ::: devir
devr ::: dönme
dûr ::: uzak
devr ::: (f. i.) 1) geçmiş dersleri hatırlama. 2) casus; hafiye. 3) şarap kadehi.
dûr ::: (f. s.) uzak. (bkz. : dîr2) . dûrbîn : 1) uzağı gören; 2) i. dürbün. dûr 0 dırâz : uzun uzadıya.
dûr ::: (a. i. dâr'ın c.) 1) evler. 2) bölgeler.
DEVR :::