Çağdaş Sözlük

sebil ~ سبيل

Kamus-ı Osmani - sebil ~ سبيل maddesi. Sayfa: 15 - Sira: 8

sebil - سبيل

[ء] یول ، بیوك یول ، ايشلك جاده : (فن سبيل الله ) = الله یولنده ديمكدر . (ابن سبيل ) = یولجی ، یولده عاجز وناچار قالان . (ابنای سبيل) = یولجيلر . (اخلای سبيل ، تخلیهٔ سبيل) = محبوسی صالیویرمك ، بوشلامق . خير اولمق اوزره طاسلرله صو طاغيديلان اطرافی پارماقلقلی محللره اطلاق اولنوركه بونلرك فی سبيل الله یاپلمش اولملری سبب تسمیه‌در : (سبيلخانه بارداغی كبی ديزلمشلردی) فی سبيل الله طاغيديلان صو : (سبيل ايتمك ) ماده‌سيله مرحوم ناجی (صو یرينه ويرمك ) صورتنده ايضاح ايله‌مش ايسه‌ده فقیره كوره (الله یولنده طاغتمق) مقامنده قوللانيلير ديمك دها یولنده اولسه كركدر . "صهبای صفا كستری لله سبيل ايت" (لا)

Kamus-u Osmani sebil maddesi. osmanlıcada sebil ne demek, sebil anlamı manası, sebil osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte sebil hakkında bilgi. Arapça sebil ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada sebil anlamı

Kamus-i Osmani - سبيل sebil ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

sebil ~ سبيل güncel sözlüklerde anlamı:

SEBiL ::: Açık ve büyük yol. Büyük cadde. * Allah rızası için su dağıtılan yer.

sebil ::: (a. i. c. : sübül, sübûl) : 1) yol, büyük cadde. 2) sebil, su dağıtılan yer. 3) hayrat olarak, parasız dağıtılan su. Ebnâ-yi sebîl : yolcular, yola gidenler. Fî-sebil-illâh : Allah yolunda, hayrat olarak. Ibn-üs-sebîl : yolcu. Tahliye-i sebîl : kapıp salıverme.

SEBiL ::: Eskiden işlek yollar üzerinde, gelip-geçenlerin su ihtiyâçlarını Allah rızâsı için ücretsiz olarak karşılamak üzere inşâ edilen çeşme.

İnsanlara insanca muâmeleyi şiâr edinen, onlara her an Allah rızâsı için hizmet vermeyi kendine vazîfe bilen müslümanlar, asırlar boyunca, inşâ ettikleri sebiller ve çeşmeler vâsıtasıyla, dînimizce çok sevâb olan su dağıtımını gerçekleştirdiler. Genellikle câmi, türbe, mescid gibi umûma açık binâların bir parçası olarak; pâdişâh, harem mensupları, devlet büyükleri veya mâlî durumu elverişli olanlar tarafından inşâ edilen sebillerde, bayram ve kandil günleri, buzlu şerbet dağıtılırdı. (Yeni Rehber Ansiklopedisi)

Osmanlılar zamânında, bütün memleket arâzisi boyunca, hanlar ve kervansaraylar bulunur; buralarda ve hac yolunda, Kâbe-i muazzamada ve Medîne-i münevverede sebîl dağıtılırdı. (İslâm Târihi Ansiklopedisi)

Sebil :::


  1. Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu.

  2. Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı, sebilhane.

  3. Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma.

  4. 1. Yol, büyük cadde. 2. Su dağıtılan yer. 3. Hayır için parasız dağıtılan su.

sebîl ::: açık ve büyük yol , büyük cadde , Allah rızası için su dağıtılan yer

sebil ::: yol , su dağıtım yeri

sebil ::: ‬yol

sebil ::: su dağıtım yeri

sebil ::: sebil

sebil ::: (a. i. c. : sübül, sübûl) 1) yol, büyük cadde. 2) sebil, su dağıtılan yer. 3) hayrat olarak, parasız dağıtılan su. Ebnâ-yi sebîl : yolcular, yola gidenler. Fî-sebil-illâh : Allah yolunda, hayrat olarak. Ibn-üs-sebîl : yolcu. Tahliye-i sebîl : kapıp salıverme.

SEBİL :::

Açık ve büyük yol. Büyük cadde. * Allah rızası için su dağıtılan yer