Çağdaş Sözlük

sebel ~ سبل

Kamus-ı Osmani - sebel ~ سبل maddesi. Sayfa: 15 - Sira: 2

sebel - سبل

[ء] كوزه عارض اولان اينجه پرده ، كوز قاپاغنده اورومجك آغی كبی حاصل اولان شی . (سبلناك) = كوزی پرده‌لی ، سبل علتنه مبتلا اولان كوز قاپاقلرينك ايچ یوزنده قيل بيتيرن علت . (سبلا) = اوزون كيرپيكلی كوزه وصف اولور : (عين سبلا) . (سبله) = مطلقا پيييق دينيله‌مز . معانیٔ مختلفه‌یی افاده‌ ايدر . فقط (سبلت) طرزنده وبيييق معناسنده استعمالی غالبدر : (سبلت دراز) . "آز ايدی سبلت فرخنده‌لری" "ملك رومك نته‌كيم مشك تری" (خاقانی)

Kamus-u Osmani sebel maddesi. osmanlıcada sebel ne demek, sebel anlamı manası, sebel osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte sebel hakkında bilgi. Arapça sebel ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada sebel anlamı

Kamus-i Osmani - سبل sebel ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

sebel ~ سبل güncel sözlüklerde anlamı:

SEBEL ::: Tıb: Bulanık görme hastalığı. * Göze inen perde. * Buluttan çıkıp da henüz yere ulaşmamış yağmur. * Buğday başı.

sebel ::: (a. i.) : hek. göze inen perde, dumanlı, bulanık görme hastalığı, (bkz. : sadd).

sübül ::: (a. i. sebîl1 in c.) : sebiller, yollar, caddeler, (bkz : sebîl). Hâdi-s-sübül : hayır ve şer gösteren; Hz. Muhammed (Aleyhisselâm).

sebel ::: tıb: bulanık görme hastalığı , göze inen perde , buluttan çıkıp da henüz yere ulaşmamış yağmur , buğday başı

sebel ::: (a. i.) hek. göze inen perde, dumanlı, bulanık görme hastalığı, (bkz. : sadd).

sübül ::: (a. i. sebîl1 in c.) sebiller, yollar, caddeler, (bkz : sebîl). Hâdi-s-sübül : hayır ve şer gösteren; Hz. Muhammed (Aleyhisselâm).

SEBEL :::

Tıb: Bulanık görme hastalığı. * Göze inen perde. * Buluttan çıkıp da henüz yere ulaşmamış yağmur. * Buğday başı