Çağdaş Sözlük

yağma ~ يغما

Kamus-ı Osmani - yağma ~ يغما maddesi. Sayfa: 663 - Sira: 5

yağma - يغما

[ف] غارت ، چاپول (ايتمك) ماده‌سيله قوللانيلير . (یغمائی) = یغمایه منسوب (خوان یغما) = فقرا ومحتاجين ايچون ترتیب اولنان مائده ، طعام سفره‌سی .

(یغماگر) = یغماجی ، چاپولجی . (یغماگری) = چاپولجيلق (یغماگران) = چاپولجيلر .

Kamus-u Osmani yağma maddesi. osmanlıcada yağma ne demek, yağma anlamı manası, yağma osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte yağma hakkında bilgi. Arapça yağma ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada yağma anlamı

Kamus-i Osmani - يغما yağma ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

yağma ~ يغما güncel sözlüklerde anlamı:

YAğMA ::: f. Zorla mal alma, çapul. * Bir Türk boyu.

yağma ::: (f. i.) : 1) çapul, zorla mal kapma. 2) bir Türk boyu. Hân-i yağma : 1) fakirler için hazırlanan sofra; 2) Tevfik Fikret'in, ikinci Meşrûtiyet devrinin sû -i istimallerini yeren ünlü hicviyesi.

Yağma :::


  1. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, çapul, talan
    Örnek: Yağma ve hırsızlıkla güvenlik ve huzuru bozmaktadır. F. R. Atay

  2. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul.

  3. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan.

  4. Yağmak işi.

  5. bk. çapul.

yağmâ ::: talan , çapul

yağma ::: zorla mal alma , çapul , bir türk boyu

yağmâ ::: ‬talan

yağmâ ::: çapul

yağma ::: (f. i.) 1) çapul, zorla mal kapma. 2) bir Türk boyu. Hân-i yağma : 1) fakirler için hazırlanan sofra; 2) Tevfik Fikret'in, ikinci Meşrûtiyet devrinin sû -i istimallerini yeren ünlü hicviyesi.

yağma ::: garet, soygun, soygunculuk, talan

YAĞMA :::

f. Zorla mal alma, çapul. * Bir Türk boyu