Çağdaş Sözlük

erz ~ ارض

Kamus-ı Osmani - erz ~ ارض maddesi. Sayfa: 93 - Sira: 3

erz - ارض

[ء] یر سما ، كوك مقابلی . دنیا طوپراق ،بو معناده (كره ارض) تعبيری زیاده استعمال اولونور. مملكت ، دیار، ايله : ارض الله واسعة= اللهك یری ككيش . ارض فلطين، ارض كنعان، ارض نوح. "صارصيليرارض وسما صانكه قیامت قوپاریر" (نفعی) "لباس ارض وسما تارو یود جامه صنع" (نابی) "اوردی كوی كره ارضه آنی اولديغيچون" "قدحمكشته‌سی دست اجلك چوكانی" (كانينك وفاتی تاريخی - سروری) "دكل بیهوده اولمق یوغيكن ارض وسما پیدا" (فضولی) "یا اول شررك دكلسه برقی" "كيم ايلدی زنده ارض شرقی" (لا) "ارض برذره‌دكل نسبت ايله اكوانه" (معلم ناجی) "كلسه رفتاره قد محترمی " "كوییا ارضی دویرردی قدمی " (حلیه سعادت- خاقانی)

Kamus-u Osmani erz maddesi. osmanlıcada erz ne demek, erz anlamı manası, erz osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte erz hakkında bilgi. Arapça erz ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada erz anlamı

Kamus-i Osmani - ارض erz ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

erz ~ ارض güncel sözlüklerde anlamı:

ERZ ::: f. Kıymet, baha, değer. Kadir ve itibar.

arz ::: (a. i. c.) : arazûn ve [tabakaları bakımından], "arzîn" şekli de vardır). 1) Dünyâ. 2) toprak. 3) iklim; memleket.

arz-ı a'şâriye ::: öşür-onda bir-vergi veren memleket.

arz-ı belde ::: astr. her hangi bir mahallin üstünden geçen arz dâiresi.

arz-ı belde ta'yîni ::: jeod., astr. herhangi bir mahalde kutup yıldızına veya diğer yıldızlara rasatlar ve bu rasatlara dayanan astronomik hesaplar yapmak suretiyle o yerin arzını tâyin etme. [ayni ameliye Güneşle de yapılabilir].

arz-ı harâc ::: vergi veren memleket.

arz-ı mev'ûd ::: Filistin.

arz-ı mukaddes ::: Filistin ve havâlisi.

arz-ullâhi vâsia ::: Allah'ın yarattığı yer yüzü geniştir; geniş arazî.

erz ::: (a. i.) : pirinç [hububattan] fasîhi "erüz" dür.

ırza ::: (a. i.) : otu çok olan yer, çayırlık.

arz ::: dünya , sunma , yeryüzü , yer , genişlik , en , arzetme , gösterme

erz ::: değer , kıymet

arz ::: ‬yer

arz ::: dünya

arz ::: yeryüzü

erz ::: ‬değer

erz ::: kıymet

arz ::: (a. i. c.) arazûn ve [tabakaları bakımından],

erz ::: (a. i.) pirinç [hububattan] fasîhi

ırza ::: (a. i.) otu çok olan yer, çayırlık.

ERZ :::

f. Kıymet, baha, değer. Kadir ve itibar