Çağdaş Sözlük

Cilve ~ جلوه

Kamus-ı Osmani - Cilve ~ جلوه maddesi. Sayfa: 221 - Sira: 7

Cilve - جلوه

[ء]دلبرك آچيلوب نازلانمه‌سی ، اطوار دلبازا نه‌ده بولنمسی . معنای اصليسی كووه‌كی‌نك كلينه بر معتاد ويرديكی یوز كوروملكی ديمكدر . رفتار لطيف ايله كورونمه : تجلی معناسنی افاده ايدر :(جلوه الهیه) (جلوه كاه ، جلوه كه) = جلوه محلی ، جلوه ايده‌جك یر. (جلوه كر ، جلوه ساز ) = جلوه ايديجی . (جلوه كنان) = جلوه ايده‌رك . (جلوه نمسا) = جلوه كوستريجی .

Kamus-u Osmani Cilve maddesi. osmanlıcada Cilve ne demek, Cilve anlamı manası, Cilve osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte Cilve hakkında bilgi. Arapça Cilve ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada Cilve anlamı

Kamus-i Osmani - جلوه Cilve ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

Cilve ~ جلوه güncel sözlüklerde anlamı:

CiLVE ::: Esmâ-i İlâhînin tecellisi. * Tecelli. * Güzellere yakışır duruş ve davranış. Dilberâne hareket. Naz ve edâ. Hoşa giden görünüş.

cilve ::: (a. i.) : 1) kırıtma. 2) tecellî, görünme.

cilve-i ilâhiyye ::: Allah'ın cilvesi.

cilve ::: görünme, belirme, naz.

Cilve :::


  1. Hoşa gitmek için yapılan davranış, kırıtma, naz
    Örnek: Romantik devirlerde bu nevi cilvelere aşk mâni olurdu, şimdi de kültür. P. Safa

  2. Görünme, ortaya çıkma, tecelli
    Örnek: Denizin çok cilvelerini tattık, diyordu. R. N. Güntekin

cilve ::: görünme , kırıtma

cilveger ::: görünen , cilve eden , cilveli , kırıtan

cilve ::: ‬görünme

cilve ::: kırıtma

cilve ::: işve, naz, tecelli

CİLVE :::

Esmâ-i İlâhînin tecellisi. * Tecelli. * Güzellere yakışır duruş ve davranış. Dilberâne hareket. Naz ve edâ. Hoşa giden görün