maden ~ معدن
Kamus-ı Osmani - maden ~ معدن maddesi. Sayfa: 360 - Sira: 3


maden - معدن
[ء] فی الاصل كسر دال ايلهدر. یر آلتنده موجود اولان آلتون ، كوموش ، باقير وامثالی جواهر ارضیهنك بولنديغی یر ، كان ، اوجاق اویله یرلردن چيقاريلان جواهر ، فلزات : (معدن طبق ،كوموش معدنی ، معدن صویی ، اسكی معدن ، معدن كوموری) مجازا هر نسنهنك مكان اصليسنه اطلاق اولنور : (معدن الخير والكرم ، معدن مروت ، معدن عرفان) ، (معدنی) معدنه منسوب ، جمعی (معدنیات). "دیدهٔ پرخونم ايتدك معدن الماس اشك" "رنك روی شيشهٔ پر انكسارمدن صاقين" (نائلئ قديم)
"رخنده بادهدن یارككه آب وتاب اولور پيدا" "درونمده بنم بر معدن سيماب اولور پيدا" (شيخ غالب)
Kamus-u Osmani maden maddesi. osmanlıcada maden ne demek, maden anlamı manası, maden osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte maden hakkında bilgi. Arapça maden ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada maden anlamı
Kamus-i Osmani - معدن maden ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
maden ~ معدن güncel sözlüklerde anlamı:
ma'den ::: (a. i. a. : maâdin) : mâden. ma'den mukataası : eski mâden idaresi, [fasî-hi : "ma'din" dir]
mâden ::: metal, kaynak.
Maden :::
- Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan, ekonomik yönden değer taşıyan mineral.
- Bu mineralden yapılmış.
- ocağı veya maden işletmesi.
- Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak.
- Uyuşturucu, esrar, eroin
Örnek: İstersen sana biraz maden vereyim de çek! O. C. Kaygılı - Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse.
- Metal.
- Maden ocağı veya maden işletmesi.
mâden ::: kaynak
ma'den ::: (a. i. a. : maâdin) mâden. ma'den mukataası : eski mâden idaresi, [fasî-hi :
maden ::: esrar, metal, mineral, mızrap, uyuşturucu