Çağdaş Sözlük

hoş ~ هوش

Kamus-ı Osmani - hoş ~ هوش maddesi. Sayfa: 656 - Sira: 3

hoş - هوش

[ف] شعور ، عقل ، فكركه تركجه‌سی (اوص) لفظيدر : (بی هوش) = عقلسز ، عقلی كيتمش ، بایغين . (باهوش) = عقلی باشنده ، عقللی . (هوشمند) = عقل صاحبی . (هوشربا) = عقل قاپيجی ، قاپان . (هو شربوده) = عقلی قاپيلمش ، عقلی آلنمش . بو ايكيسی نظمده (هشربا ، هشربوده) طرزنده مخففا ده قوللانيله‌بيلير . (هوشمندی) = عقل صاحبلكی ، اوصليلق .

"لا ابالی وضع راحت بخشه مانعدر خرد" "بونده حسرتكش اولور ذوق جنونه هوشلر" (قوجه راغب)

Kamus-u Osmani hoş maddesi. osmanlıcada hoş ne demek, hoş anlamı manası, hoş osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte hoş hakkında bilgi. Arapça hoş ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada hoş anlamı

Kamus-i Osmani - هوش hoş ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..

hoş ~ هوش güncel sözlüklerde anlamı:

HOş ::: f. İyi, güzel. * Tatlı. * Tuhaf, garip.

"); hûş ::: (f. i.) : 1) akıl; fikir; şuur; us. Gûş-i hûş (akıl kulağı) : anlayış. 2) ölüm. 3) zehir.

hoş ::: gönül okşayan.

Hoş :::


  1. Beğenilen, duyguları okşayan, zevk veren.

  2. Bununla birlikte
    Örnek: Hoş, benim de evlenmeye pek niyetim yok ya. H. E. Adıvar

  3. Beğenilen, duyguları okşayan bir biçimde.

hûş ::: akıl

hoş ::: gönül okşayan , iyi , güzel , tatlı , tuhaf , garip

hûş ::: ‬akıl

hûş ::: (f. i.) 1) akıl; fikir; şuur; us. Gûş-i hûş (akıl kulağı) : anlayış. 2) ölüm. 3) zehir.

hoş ::: güzel, körpe, leziz, maskara, matrak, şirin, yumuşak

HOŞ :::

f. İyi, güzel. * Tatlı. * Tuhaf, garip