Emare ~ اماره
Kamus-ı Osmani - Emare ~ اماره maddesi. Sayfa: 174 - Sira: 4

Emare - اماره
[ء] علامت ، نشانه . (امارت) طرزنده وتشديد ايله استعمالی یاكلشدر. جائز دكلدر. سيد شريفك تعريفاتينه كوره اماره ايله علامتك فرقی. برنجينك بعضا عائد اولديغی شيدن آیرلماسی ايكینجی نك بالعكس عائد اولديغی شيدن قطعا آیرلماسی خصوصندن عبارتدر: امره لیاقت ، امره حسنه.
Kamus-u Osmani Emare maddesi. osmanlıcada Emare ne demek, Emare anlamı manası, Emare osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte Emare hakkında bilgi. Arapça Emare ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada Emare anlamı
Kamus-i Osmani - اماره Emare ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
Emare ~ اماره güncel sözlüklerde anlamı:
EMARE ::: Alâmet, işaret, nişan, iz, ip ucu, belirti.(Gizli olan umura Şeriat emarelere göre hükmeder. İ.İ.)
emare ::: (a. i. c. : emârât) : alâmet, nişan, eser, ipucu, belirti.
emâre-i hasene ::: iyilik alâmeti.
emâre ::: (a. s. emr'den.) : emreden, emredici, cebreden [şehvani hallerde, günah ve suç işlemede]. Nefs-i emmâre : insanı hissî zevk ve lezzete sevk eden nefis ve şehvet.
emâre ::: iz, belirti, bellik.
Emare :::
- Belirti, iz, ipucu
Örnek: Fakat hepsinin yüzünde korku ve endişe emarelerini ayan beyan görmüştüm. Y. K. Karaosmanoğlu
emâre ::: belirti , iz , işaret
emmâre ::: emredici , emreden , zorlayan
emâre ::: işaret
emâre ::: belirti
emmâre ::: emredici
emâre ::: (a. s. emr'den.) emreden, emredici, cebreden [şehvani hallerde, günah ve suç işlemede]. Nefs-i emmâre : insanı hissî zevk ve lezzete sevk eden nefis ve şehvet.
Emare ::: Başlıbaşına bir hususun varlığını ispata yetmemekle beraber onun vuku bulduğuna işaret eden ve ancak diğer delillerle desteklenmesi kaydıyla hükme dayanak yapılabilen olgulardır.Belirti, iz, ipucu
emare ::: alamet, belirti, delil, iz
EMARE :::