vadi ~ وادی
Kamus-ı Osmani - vadi ~ وادی maddesi. Sayfa: 614 - Sira: 12


vadi - وادی
[ء] طاغلر ، تپهلر وبایرلر آرهلرندهكی آچيق ، آیريق یرلره دينيليركه دره ودره بویلری ديمكدر . جمعی (اوداء، اودیه) در. (وادیٔ ايمن) = حضرت (موسی) علیه السلامك مظهر مناجات قدسیه اولديغی جبل (طور) ك قربندهكی درهدر.
لسانمزده یول ؛ طرز ، طوتش كبی باشقه بر معناده دها قوللانيلير . مثلا (اول واديده فائق الاقران ايدی) دينيليركه اویولده ، اوطرز اوزره ديمكدر . "وادیٔ ايمن اولمسون كورينن " (ناجی) "نه طریق روش تازهنه وادیٔ قديم) (نفعی)
Kamus-u Osmani vadi maddesi. osmanlıcada vadi ne demek, vadi anlamı manası, vadi osmanlıca nasıl yazılır. Osmanlıca sözlükte vadi hakkında bilgi. Arapça vadi ne demek. Arapça osmanlıca sözlük. Farsçada vadi anlamı
Kamus-i Osmani - وادی vadi ne demek. osmanlıca yazılışı anlamı manası..
vadi ~ وادی güncel sözlüklerde anlamı:
VADi ::: İki dağ arasındaki uzun çukur. Dere. Bir nehrin aktığı yer. Nehir yatağı. * Yol, tarz, usül. * Saha.
vâdî ::: (a. i. c. : evdiye) : 1) iki dağ arasındaki uzun çukur, dere. 2) bir nehrin aktığı yer, yatak, (bkz. : mecra).
vâdî-i Eymen ::: Hz. Musa'nın Tûr Dağında Allah'ın tecellîsine mazhar olduğu yer, Tur Dağı civarında bir dere. [Hz. Mûsâ zevcesiyle beraber buraya gitmiş ve zevcesi burada doğum yapmıştır] . 3) yol, tarz, usul, alan. (bkz. : saha).
vâdi-i hâmûşân ::: mezarlık, kabristan.
vâdî-i kadim ::: eski tarz, eski usul Fsür vevâ nesir]
vâdî ::: iki dağ arası uzun çukur.
Vadi :::
- İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak
Örnek: Vadinin hemen kıyı başında idi ve çevresinde beş karaltı vardı. T. Buğra - Alan, yol, tarz
Örnek: ... münakaşa kızışınca lakırtıyı hemen meslek bakımından çok zararlı bir vadiye, yani şahsiyata sürüklediklerini hatırlarız. B. Felek
vadi ::: iki dağ arasındaki uzun çukur , yol , tarz , dere
vâdî ::: vadi , nehir yatağı
vâdî ::: vadi
vâdî ::: nehir yatağı
vâdî ::: saha
vâdî ::: alan
vadi ::: alan, tarz, yol
VADİ :::